Join the Club

Get the best of Editoria delivered to your inbox weekly

Gerçeklik Algınızla Oynayacak 18 Film

Yazı: Emre Gül Bittiğinde "Ben az önce ne izledim?" dedirtecek, mantık sınırlarını esneten ve algı kapılarınızı sonuna kadar açacak bu 18 filmi sizler için derledik. 1 - Inception Yönetmenliğini Christopher Nolan'ın üstlendiği ve 2010 yılında vizyona giren bu film, insanların rüyalarına girerek bilinçaltlarındaki sırları çalma konusunda uzmanlaşmış Dom Cobb adında bir hırsızın hikayesini anlatır. Cobb, …

Yazı: Emre Gül

Bittiğinde “Ben az önce ne izledim?” dedirtecek, mantık sınırlarını esneten ve algı kapılarınızı sonuna kadar açacak bu 18 filmi sizler için derledik.

1 – Inception

Yönetmenliğini Christopher Nolan‘ın üstlendiği ve 2010 yılında vizyona giren bu film, insanların rüyalarına girerek bilinçaltlarındaki sırları çalma konusunda uzmanlaşmış Dom Cobb adında bir hırsızın hikayesini anlatır. Cobb, bu sıra dışı yeteneği nedeniyle casusluk dünyasının aranan bir ismi haline gelmiş ancak aynı zamanda uluslararası bir kaçak durumuna düşmüştür.

2 – Paprika

Yönetmenliğini Satoshi Kon‘un üstlendiği ve 2006 yılında vizyona giren bu film, insanların rüyalarına girerek psikolojik tedaviler uygulamayı sağlayan “DC Mini” adında devrimsel bir cihazın icat edildiği yakın bir gelecekte geçer. Henüz prototip aşamasında olan bu cihaz, kimliği belirsiz kişiler tarafından çalınır. Cihazın yanlış ellerde olması büyük bir tehlike arz etmektedir.

3 – The Thirteenth Floor

Yönetmenliğini Josef Rusnak‘ın üstlendiği ve 1999 yılında vizyona giren bu film, bir teknoloji şirketinin sahibi olan Hannon Fuller’ın, devrim niteliğinde bir sanal gerçeklik simülasyonu tasarlamasını konu alır. Bu simülasyon, 1937 yılının Los Angeles’ını, içindeki insanların yapay zekaya ve gerçek duygulara sahip olduğu kusursuz bir dünya olarak canlandırmaktadır.

4 – Dreamscape

Yönetmenliğini Joseph Ruben‘in üstlendiği ve 1984 yılında vizyona giren bu film, insanların zihnini okuyabilen ve geleceği görebilen çok yetenekli bir medyum olan Alex Gardner’ın hikayesini anlatır. Gardner, bu özel yeteneğini sadece kumar oynayarak günübirlik yaşamak için kullanmaktadır; ancak bir gün, eski akıl hocası Dr. Paul Novotny tarafından gizli bir hükümet projesine katılmaya ikna edilir

5 – Existens

Yönetmenliğini David Cronenberg‘in üstlendiği ve 1999 yılında vizyona giren bu film, yakın gelecekte insanların omuriliğine organik cihazlarla bağlanan sanal gerçeklik oyunu “eXistenZ”ı test eden ünlü tasarımcı Allegra Geller’ın, bir teknoloji karşıtı suikastçının saldırısına uğramasını konu almaktadır.

6 – The Cell

Yönetmenliğini Tarsem Singh‘in üstlendiği ve 2000 yılında vizyona giren bu film, deneysel bir sanal gerçeklik teknolojisi kullanarak komadaki çocuk hastaların zihinlerine giren ve onların bilinçaltlarıyla iletişim kurarak tedavi etmeye çalışan çocuk psikoloğu Catherine Deane’in hikayesini anlatır. Bu sırada FBI, kurbanlarını camdan bir hücreye kapatıp boğarak öldüren acımasız seri katil Carl Stargher’ın peşindedir.

7 – Dark City

Yönetmenliğini Alex Proyas‘ın üstlendiği ve 1998 yılında vizyona giren bu film, bir otel odasındaki küvette geçmişine dair hiçbir şey hatırlamaz halde uyanan John Murdoch’ın hikayesini anlatır. Hafızasını kaybetmiş olan Murdoch, çok geçmeden kendisinin bir seri cinayet davasının baş şüphelisi olduğunu ve peşinde hem bir polis dedektifinin hem de sadist bir doktorun olduğunu öğrenir.

8 – Other City

Yönetmenliğini Ben C. Lucas‘ın üstlendiği ve 2017 yılında vizyona giren bu film, genç ve parlak bir bilim kadını olan Ren Amari’nin, insan beyninde doğrudan sanal gerçeklik illüzyonları yaratabilen “OtherLife” adında devrimsel bir biyolojik ilaç ve yazılım geliştirmesini konu alır. Bu teknoloji sayesinde kullanıcılar, gerçek hayatta sadece birkaç saniye geçerken kendi zihinlerinde haftalarca süren deneyimler yaşayabilmektedir.

9 – Coherence

Yönetmenliğini James Ward Byrkit‘in üstlendiği ve 2013 yılında vizyona giren bu film, sekiz eski arkadaşın Miller Kuyruklu Yıldızı’nın dünyaya çok yakın bir mesafeden geçeceği gece, keyifli bir akşam yemeği için bir evde toplanmalarını konu alır. Kuyruklu yıldızın geçişiyle birlikte önce cep telefonlarının ekranları çatlar, ardından tüm mahallede elektrikler kesilir ve dünya ile bağlantıları tamamen kopar.

10 – Stay

Yönetmenliğini Marc Forster‘ın üstlendiği ve 2005 yılında vizyona giren bu film, prestijli bir üniversitede psikiyatrist olan Dr. Sam Foster’ın, gizemli ve içine kapanık bir sanat öğrencisi olan yeni hastası Henry Lethem’ı tedavi etmeye başlamasını konu alır. Henry, derin bir bunalım içindedir; kafasında tuhaf sesler duymakta ve kehanet benzeri şeyler söylemektedir.

11 – Abre Los Ojos

Yönetmenliğini Alejandro Amenábar‘ın üstlendiği ve 1997 yılında vizyona giren bu film, yakışıklı ve zengin bir adam olan César’ın, aşık olduğu Sofía’yı kıskanan eski sevgilisinin neden olduğu trafik kazasında yüzünün tanınmayacak hale gelmesini ve ardından hayatının mucizevi şekilde düzelmesiyle birlikte gerçeklik algısını kaybetmeye başlamasını konu alır.

12 – Primer

Yönetmenliğini Shane Carruth‘un üstlendiği ve 2004 yılında vizyona giren bu film, gündüzleri büyük şirketlerde çalışan, geceleri ise garajlarında yüksek teknoloji projeleri geliştiren iki mühendis, Aaron ve Ben’in hikayesini anlatır. Bir hata ayıklama cihazı üzerinde çalışırlarken, makinenin beklenmedik bir yan etki yarattığını fark ederler: Makine, yerçekimini azaltmanın ötesinde zamanı bükmekte ve geçmişe doğru bir döngü yaratmaktadır.

13 – Triangle

Yönetmenliğini Christopher Smith‘in üstlendiği ve 2009 yılında vizyona giren bu film, arkadaşlarıyla çıktığı tekne gezisinde fırtınaya yakalanıp terk edilmiş bir yolcu gemisine sığınan Jess’in hikayesini anlatır. Jess burada, dejavular eşliğinde yüzü maskeli bir katilin arkadaşlarını avlamasına tanık olur. Çok geçmeden sonsuz bir zaman döngüsüne sıkıştığını fark eden genç kadın, döngüyü kırıp oğluna dönebilmek için katili durdurmaya çalışsa da, attığı her adım onu bu kanlı kısırdöngüye daha da çok hapseder.

14 – Infinity Chamber

Yönetmenliğini Travis Milloy‘un üstlendiği ve 2016 yılında vizyona giren bu film, distopik bir hükümet tarafından yapay zeka yönetimindeki teknolojik bir hücreye hapsedilen Frank’in hikayesini anlatır. Frank, zihninden bilgi sızdırmak amacıyla geçmiş anılarını tekrar tekrar yaşamaya zorlanır. Zamanla dış dünyadaki savaş belirtileri ve tükenen kaynaklar eşliğinde gerçeklik algısını yitiren adamın tek kurtuluş şansı, rüya ile gerçeği ayırt edip kendisini izleyen yapay zekayı alt etmektir.

15 – Timecrimes

Yönetmenliğini Nacho Vigalondo‘nun üstlendiği ve 2007 yılında vizyona giren bu film, bahçesinde dürbünle etrafı izlerken ormanda yüzü sargılı bir katilin saldırısına uğrayan Héctor’un hikayesini anlatır. Kaçarken sığındığı laboratuvardaki fütüristik bir makineyle farkında olmadan bir saat öncesine giden Héctor, geçmişteki kendisini ve olayların akışını dehşet içinde izlemeye başlar. Kendi zaman çizgisine dönmek ve eşini korumak için duruma müdahale etmeye çalıştıkça, attığı her adımla kaçmaya çalıştığı o kanlı kaderi kendi elleriyle inşa eder.

16 – Brainstorm

Yönetmenliğini Douglas Trumbull‘ın üstlendiği ve 1983 yılında vizyona giren bu film, Dr. Lillian Reynolds ve Dr. Michael Brace önderliğindeki bir grup parlak bilim insanının, kullanıcının beyin dalgalarını kaydeden devrimsel bir kask icat etmesini konu alır. Bu kask sayesinde bir insanın gördüğü, duyduğu, hissettiği ve hatta tattığı her şey bir banta kaydedilmekte; bu bantı takan başka bir kişi ise aynı deneyimi tüm duygu ve fiziksel hisleriyle birebir yaşayabilmektedir.

17 – Upstream Color

Yönetmenliğini Shane Carruth‘un üstlendiği ve 2013 yılında vizyona giren bu film, zihni kontrol eden bir parazitle hipnotize edilip soyulan ve hafızası silinen Kris’in, kendisiyle aynı travmayı yaşamış Jeff ile tanışmasını konu alır. Aralarında telepatik bir bağ kurulan ikili, anılarını birleştirdikçe insanlar ve hayvanlar arasında dönen gizemli bir biyolojik döngünün kurbanı olduklarını fark eder; hayatlarını geri kazanmak için bu sistemin kaynağının peşine düşerler.

18 – The Endless

Yönetmenliğini Justin Benson ve Aaron Moorhead‘in üstlendiği ve 2017 yılında vizyona giren bu film, çocukken kaçtıkları gizemli bir UFO tarikatından gelen video kaset üzerine eski kamplarını yeniden ziyaret eden Justin ve Aaron kardeşlerin hikayesini anlatır. Kardeşler, buradaki insanların hiç yaşlanmadığını fark ederler; çok geçmeden kampın, kadim ve görünmez bir varlık tarafından yönetilen farklı zaman döngüleriyle kuşatıldığını anlayan ikili, bu metafiziksel hapishanede sonsuza dek mahsur kalmadan önce kaçmak için zamana karşı yarışmaya başlar.

Bültenimize Katılın

Bu yazıyı beğendiniz mi? Aylık bültenimize bayılacaksınız.

Sanat Duvarı

Sanat Duvarı

Yorumlar

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir