Yazı: İkranur Doğan Elinizin kendi kendine hareket ettiğini, bir düğmeyi siz istemeden açtığını, yüzünüze dokunurken birdenbire tokat attığını hayal edin. Tüm bunlar olurken aynı zamanda o elin size ait olmadığı hissiyle başa çıkmak zorunda kaldığınızı düşünün. İşte bu tuhaf ve rahatsız edici durum, tıp literatüründe Yabancı Uzuv Sendromu (Alien Limb Syndrome) olarak geçiyor. Yabancı Uzuv …
Yazı: İkranur Doğan
Elinizin kendi kendine hareket ettiğini, bir düğmeyi siz istemeden açtığını, yüzünüze dokunurken birdenbire tokat attığını hayal edin. Tüm bunlar olurken aynı zamanda o elin size ait olmadığı hissiyle başa çıkmak zorunda kaldığınızı düşünün. İşte bu tuhaf ve rahatsız edici durum, tıp literatüründe Yabancı Uzuv Sendromu (Alien Limb Syndrome) olarak geçiyor.

Yabancı Uzuv Sendromu, bir kişinin bir uzvunun (genellikle kol veya el) kendi isteği dışında hareket ettiği ve kişinin bu uzuv üzerindeki kontrolünü kaybettiği nadir bir nörolojik bozukluktur. En ilginç kısmı ise bu uzvun kişiye “yabancı” gelmesidir; yani kişi, onu kendi bedeninin bir parçası olarak algılayamayabilir. Bu durum, beyin ile uzuv arasındaki iletişimin bozulmasından kaynaklıdır.
Sendrom çoğunlukla beyin cerrahisi sonrası, felç, tümör, beyin anevrizması ya da bazı nörodejeneratif hastalıkların ardından ortaya çıkar. Genellikle beynin hareket, kontrol ve algıyla ilgili bölgelerinde hasar meydana geldiğinde gözlemlenmektedir.

Tarihte belgelenmiş en dikkat çekici vakalardan biri 1990’larda bir kadının, beynindeki “corpus callosum” adı verilen bölgeye yönelik bir ameliyatın ardından, sol elinin kendisine saldırdığını ve hatta uyurken boğazını sıkmaya çalıştığını ifade etmesidir.
Ne yazık ki, Yabancı Uzuv Sendromu’nun kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Ancak bazı hastalarda ilaç tedavisi, bilişsel terapi, ayna terapisi ya da uzvu meşgul edecek çeşitli yöntemlerle belirtiler hafifletilebilmektedir.
Bu nadir görülen sendrom, insan beyninin ve beden-zihin ilişkisinin ne kadar karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.






