Join the Club

Get the best of Editoria delivered to your inbox weekly

 Yanan Şekerin Mirası: Crème Brûlée’nin Kazara Doğuşu 

Yazı: Bilge Kudu Kimi yemekler mutfak sanatının incelikli ustalığını yansıtır, kimileri ise bir anlık dikkatsizlik ya da küçük bir kazayla ortaya çıkar. Fransız mutfağının en sevilen tatlılarından biri olan crème brûlée de tam bu ikilemin ortasında doğmuş bir lezzettir. Üstünde çıtır çıtır yanmış şeker tabakası, altında ipeksi bir krema barındıran bu tatlı, bugün gurme sofraların …

Yazı: Bilge Kudu

Kimi yemekler mutfak sanatının incelikli ustalığını yansıtır, kimileri ise bir anlık dikkatsizlik ya da küçük bir kazayla ortaya çıkar. Fransız mutfağının en sevilen tatlılarından biri olan crème brûlée de tam bu ikilemin ortasında doğmuş bir lezzettir. Üstünde çıtır çıtır yanmış şeker tabakası, altında ipeksi bir krema barındıran bu tatlı, bugün gurme sofraların vazgeçilmezleri arasında. Ancak hikâyesi; biraz şans, biraz hata ve biraz da dikkatsizlikle şekillenmiştir. 

17.yüzyılda Fransa’nın aristokrat sofralarında kremalı tatlılar oldukça popülerdi. Rivayete göre Versailles Sarayı’nda görev yapan bir aşçı, hazırladığı kremalı tatlının üzerine serptiği şekeri ateşin önünde fazla uzun süre bırakmıştı. Normalde bu bir mutfak kazası sayılabilirdi. Fakat şekerin üstü önce kararıp ardından ince bir cam tabakası gibi sertleştiğinde ortaya bambaşka bir tat çıktı. Aşçı tabakayı kırıp tatlıyı tattığında, yumuşacık krema ile kıtır karamelleşmiş şekerin olağanüstü uyumunu keşfetti. İşte o an, mutfak tarihine damga vuran crème brûlée doğmuş oldu. 

Bu tatlının doğuş hikâyesi ise hâlâ tartışmalı. Fransızlar onu kendi mutfaklarının bir incisi olarak görürken, İngilizler 1600’lerde Cambridge Üniversitesi’nde “Trinity Cream” adıyla benzer bir tatlı yapıldığını iddia ediyor. İspanyollar ise “Crema Catalana”nın asıl ilham kaynağı olduğunu savunuyor. Yine de crème brûlée’nin ilk basılı tarifi, Versailles Sarayı aşçısı François Massialot’nun 1691 tarihli Le Cuisinier Royal et Bourgeois adlı kitabında yer alıyor. Kimin haklı olduğu tartışması bir yana, yanmış şekerin bu kazara doğuşu, Fransız mutfağında zirveye ulaşan bir tatlıyı dünyaya armağan etti. 

Adı Fransızca’da “yanmış krema” anlamına gelen crème brûlée, yapımı basit gibi görünse de aslında incelik isteyen bir tatlıdır. Krema, yumurta sarısı, şeker ve vanilyadan oluşan karışımın en büyüleyici kısmı ise üstündeki karamelize tabakadır. Kaşığın ucuyla vurulduğunda çıkan o tok “çıt” sesi, yalnızca tatlıya değil, yüzyılların mutfak mirasına açılan bir kapı gibidir. Ardından gelen ipeksi krema ve çıtır şekerin kontrastı, sıcak ile soğuğun aynı tabakta buluşmasını sağlar. Bu nedenle crème brûlée yalnızca bir tatlı değil, duyuların hepsini içine alan bir deneyimdir: önce ses, sonra his, en sonunda tat. 

Crème brûlée’nin hikâyesi bize şunu hatırlatır: Mutfakta her hata felaket değildir. Bazen yanmış bir şeker, bazen yanlışlıkla eklenen bir baharat, tarihe geçecek lezzetlerin doğmasına sebep olabilir. Bugün crème brûlée, yalnızca bir tatlı değil; kazaların, şansın ve yaratıcılığın mutfaktaki en tatlı sembolüdür. 

Bültenimize Katılın

Bu yazıyı beğendiniz mi? Aylık bültenimize bayılacaksınız.

admin

admin

Yorumlar

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir